İki Bahçıvan

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?

Böyle bir resim görmüştüm ben. Kayıplara akıtılan yaşlarla sulanmış bir çocukluktan mutluluk yeşertmeyi bilen iki bahçıvanın resmi. Görevleri kendilerine doğuşta verilen adlarla sabitmiş gibi, birinin adı “Saadet”, diğerinin adı “Baki”. “Yuva” ise çizdikleri resmin konusu idi.

Terk edince bu yuvayı ikisi de sırayla, yuva oldu dört duvar. Kapısından içeri girdiğimde, beni karşılayan talan edilmiş ruhuydu zamanın. Birkaç parça eşya yüklendim, hatıralara hükmederim diye. Eşya ve hatıra arasındaki kaçınılmaz sandığım ilişkinin gerçek dışılığını fark edince sarsıldım. Onlar olmadan o eşyaların hiçbir anlamı yok ki…

Niye kopamıyordum o zaman o evden? Belli ki bir sırrı vardı eşyaların.

Emlakçı geldi. “Satılık” dedi. Geçmişim 77.000 TL’ye satılık. Beni ben yapan geçmişim. Geçmiş eksildikçe, eksilen ben. Sanki eşyaları değil organlarımı söküyorlar. Sanki o ev, benim bedenim. Nefes almakta zorlanıyorum.

Dışarı çıktım hava almaya. Ne var ki, dışarısı da yine içerisi kadar geçmişim.

Eskiden üç katlı binanın önündeki bahçeyi dedem Baki sulardı. Konya şehrinin göbeğinde envaiçeşit meyve, sebze ve bitkiyle küçük bir bahçeydi. Apartman yöneticisi olan dedem ölünce apartmanla bile ilgilenmeyen hane sahipleri, bahçeyi iyice gözden çıkarmış, kupkuru kalmıştı küçük doğamız.

Ama… önceden orada olmayan bir şey var. Nasıl olduysa, dedemin bıraktığı minik bir ağaç boy atıp kendi kendine pek güzel büyümüş ve babaannemle dedemin oturduğu son kata ulaşmış. Dedem giderken, kendileriyle birlikte ölen eşyalar yerine hep yaşayacak bir şey bırakmış. Ölüm döşeğindeki dedemin bana sarf ettiği son sözleri şimdi anlam buluyordu. “Eşya, sana hükmetmesin. Eşyaya kıymet verme”. Ne demek istediğini de şimdi anlıyordum. Hatıraların ruhu bir ağaçta yaşıyor ve aslolan da yaşamak zaten.

Babaannem ve dedemle yolculuğumuz bir başka ölümle ve bir başka ağaçla başlamıştı. Arabamızın Göknar ağacına çarpması üzerine annemin ölümüyle başlayan bu yolculuk, Ihlamur ağacıyla devam edecek… Huzur kokan ıhlamur ağacıyla…

1 yorum:

nAifce dedi ki...

Sokağında Ihlamur olan mahalle sakinleri çok şanslıdır ... Kokusuna doyum olmaz Ihlamur Ağacının ... ve her derde devadır ... Kış geldi mi , evlerde en çok Ihlamur çayı aranır ... Saadet ve Baki , mahallede izlerini bırakmışlar ... Bu iki güzel insan , anıları biriktirmemiş ; dağıtmışlar... Nur içinde yatsınlar ...